Cumartesi, 28 Mart 2020
|
İstanbul
|
chevron_left chevron_right
Aktüel&Kültür

Modern dünyayı şekillendirmiş 8 şaşırtıcı gerçek

Böcekler dünyadaki yaşamın çok önemli bir parçasıdır ve birçoğumuzun onlardan ne kadar nefret ettiğinin aslında bir önemi yok.

20 Toplam Gösterim
Modern dünyayı şekillendirmiş 8 şaşırtıcı gerçek

Kesinlikle gezegenin ekosistemini sağlıklı tutmaya yardım ediyorlar ve onlarsız dünyamızdaki yaşam muhtemelen şimdikinden çok daha farklı görünürdü. Yine de hepsi bu kadar değil! Pekala insanoğlunun hataları da böcekgiller gibi medeniyetimizi şekillendirmede çok büyük bir rol oynadı.

Tarihimiz boyunca, böcekler, patojenler ve diğer çeşitli ürpertici gelen türler, savaşların bile gelgitini değiştirdi. Politikaları etkiledi ve genel olarak modern dünyanın şekillenmesinde önemli bir rol oynadılar.

Bit, Napolyon'un Rusya'yı işgalini durdurdu

Rus bölgesi tek bir imparatorlukta bir araya geldiğinde onu istila etmek bir kenara dursun büyüklüğü ve acı soğuğu karşısında durma tercihinde dahi bulunulamadı. 

Hitler’in Almanya’sı ve Napolyon’un Fransa’sı derslerini zor yoldan öğrenmeleri gerekiyordu. Naziler cephelerde caydırılırken Fransızlar Rusya'yı işgale oldukça yakındılar. Birçok insan Napolyon'un Hitler'le aynı faktörler yüzünden kaybettiğini düşünüyor, ancak bazı araştırmacılara göre onu yenen soğuk değil, böceklerdi. 

Fransızların yaptığı bir çalışmada, Napolyon'un ordusunun yaklaşık üçte birinin ölümcül hastalıklar tarafından telef olduğu sonucuna varıldı. Tifüsün yanı sıra bitler de ordunun bir kısmını yok etti. Azalmış moral ve zayiat olmasaydı, istila sonucu çok farklı olabilirdi.

Sivrisinekler ABD haritasını şekillendirdi

Ülke bağımsızlık kazandıktan sonra bile, ABD toprakları olarak şu anda bildiklerimizin çoğu birden fazla gruba aitti. ABD hükümetinde doğru zamanda bir araya gelen bazı faktörler olmasaydı, bugün Birleşik Devletler haritaları oldukça farklı görünebilirdi.

Bu faktörlerden biri Louisiana Alımıydı. 1800'lerin başlarında, Louisiana bölgesi olarak bilinen bölge Fransa tarafından Napolyon'un kontrolü altındaydı. Napolyon orayı hiç bırakmak istememişti ve aslında kıtada gelişen bir Fransız kolonisi olmasını istedi.+

Ancak ne var ki fikri sivrisinekler yüzünden değişti. Sarı humma hastalığı sivrisinekler yoluyla yayıldı ve buna karşı doğal bir bağışıklığı olmayan Fransızlar için özellikle ölümcül oldu. Sarı humma günde yaklaşık 100 ila 120 kişiyi öldürdü.

Napolyon'un hastalık nedeniyle bölgedeki kontrolü sağlamadaki başarısızlığı onu Louisiana bölgesi için planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu ve 1803'te ABD hükümetine 15 milyon dolara sattı. 

Sıtma ve dizanteri Japonların Hindistan'taki gelişimini durdurdu

Japonya'nın II. Dünya Savaşı'ndaki rolü, çoğunlukla Pasifik ve Güneydoğu Asya'daki savaşlar bağlamındaydı. Çok bilinenlerin dışında kalan kısımlardan biri de o dönem İngiliz hegemonyasındaki Hindistan’da ilerlemesi ve orada önemli bir savaş vermesiydi.

1944'te Japonya, kuzeydoğu Hindistan'da iki büyük şehri kuşatmayı başarmıştı: Kohima ve Imphal. Onları ele geçirmişlerdi ve burada İngilizlere yönelik daha fazla saldırı için üsler kuracaklardı.

Ancak sıtma ve dizanteri gibi hastalıklara bağlı sorunlar nedeniyle Japonya, bu avantajlı konumların her ikisinden de çekilmeye karar verdi. Hastalıklardan güçlerinin çoğunu kaybettiler ve bu yenilgi Doğu tiyatrosundaki savaşın dönüm noktası oldu.

Sadece Japonya değil İngiliz kuvvetleri de hastalıklarla baş etmek zorundaydı. Yine de stratejik avantajlarını koruyabildiler ve sonunda savaşı kazanabildiler.

Çiçekli bitkiler olmasaydı, dünyadaki yaşam çok farklı olurdu

Hem güzellik hem dertlerimize deva olması bakımından doğada bulunan tüm çiçekler bugün dünyamızı şekillendiren en önemli aktörlerden. Bize ilaçlarımızı, eşsiz rayihaları ve hatta yapacak bir şey olmadığında bile sanatsal ilham verdiler.

Çiçekli bitkiler olmasaydı, dünyadaki yaşam çok farklı olurdu. Çiçekli bitkiler yaklaşık 130 milyon yıl önce dünyayı ele geçirdiler. Bal arıları ve kelebekler gibi böceklerin desteğiyle bugüne kadar geldiler. Tozlaşma olmasaydı, çiçekli bitkiler hiçbir zaman dünyaya yayılamazdı ve bu da modern doğal manzarayı çarpıcı bir şekilde değiştirdi.

Böceklerin insan medeniyetini mümkün kıldığını söylemek zor olmaz.

İspanyol gribi

Her iki Dünya Savaşından daha fazla insanı öldürmüş olan İspanyol gribi çok hızlı yayılmıştı. Normal virüslerin aksine çok daha hızlı bir şekilde birçok insan yaşamını bu gripten yitirdi. 

Bu kadar hızlı olmasının nedeni, normal virüslerden çok daha hızlı yayılan bundan sorumlu grip böceği idi. Dünya genelinde çok önemli bir etkisi olsa da, en önemlilerinden biri İngilizlerin kontrolündeki Hindistan üzerindeki etkisi oldu.

İngiliz hegemonyasından kurtulmak ve ülkesine sahip çıkmak adına Mahatma Gandhi, İngiltere'nin en zayıf olduğu dönemlerde bağımsızlık planları yapmıştı. Ülkede İngilizlere karşı gösteriler ve çatışmalar yaşanmaya başladı. Bu sıralar aynı zamanda İspanyol gribi saldırısının gerçekleştiği zamandı ve yaygın bir kuraklıkla birleşince Gandhi'de dahil olmak üzere Hint nüfusunun büyük bölümünü olumsuz yönde etkiledi. 

Gandhi, hastalığa karşı çıkmayacak kadar zayıftı ve protestoları şekillendiremiyordu. Bu durumu bu kez İngilizler fırsat bildiler. İsyanlar bastırıldı ve ülke 30 yıl boyunca tekrar İngilizlerin hükmü altına girdi. 

İngiltere'nin Hindistan'daki üsleri ve elde ettikleri gelirler olmasaydı, II. Dünya Savaşı'nın sonuçları büyük ölçüde farklı olabilirdi.

İnsan Vücudunun Yarısından Fazlası Mikroplardan Oluşuyor

Birçoğumuz bağırsaktaki bakterilerin varlığının farkındayız. Zarar verme eğiliminde olmadıkları için onları pek fazla düşünmüyoruz.

İnsan hücreleri vücudun toplam hücre sayısının sadece yüzde 43'ünü oluşturur. Bu konuyla ilgili araştırmalar arttıkça, vücudumuzdaki mikrobiyal çeşitliliğin düşündüğümüzden çok daha büyük olduğu anlaşılıyor.

Bakterilerden mantarlara kadar aslında her şey içimizde yaşar. Mikroplar vücutta yıkıma dönük dış bakterilerin aksine bizimle simbiyotik bir ilişki içerisindedir.

Bilim adamları, evcil hayvan mikroplarımızın hepsinin bir şekilde bize yardımcı olduğu kanaatindeler ancak birçoğu hala gizemini koruyor.

Sıtma, İngiltere'nin oluşmasına ön ayak oldu

17. yüzyılda İskoçya , Yeni Dünya'yı kolonileştirme planları olan bağımsız bir krallıktı.

1690'larda 4.000 kadar İskoç Amerika'ya kendi sömürge imparatorluğu hayalleriyle ayak bastı. Yalnız ayak bastıkları Amerika toprakları yanlış bir konumdu. Gittikleri yer dünyanın en ölümcül ormanlarından biriydi. Günümüz Panama'sının bir parçası olan Darien Gap.

Malaryal yayan bir bataklık olan Darien Gap'te iki yıl içinde, bu yerleşimcilerin yarısı sıtma ve sarı humma gibi ölümcül sivrisinek kaynaklı hastalıklar nedeniyle öldü.

İskoçya, 1707'de doğrudan Birleşik Krallık'a katılmasına yol açan sömürgeyi sürdürmeye çalışırken tükendi. İskoçların sömürgeleştirme girişimi; sivrisineklerin öfkesiyle bir araya gelmemiş olsaydı, işler farklı olabilirdi.

İlk uçan yaratıklar, böcekler

Uçabilme kabiliyeti, eşsiz doğal bir olay. Bilim insanlarının hala kafa yordukları ve çözemedikleri bir sır.

Bazı yakın tarihli araştırmalara göre, böcekler uçma yeteneğini geliştiren ilk canlılardı. Yaklaşık 400 milyon yıl önce daha uzun boylu büyüyen bitkilere doğal bir cevaptı. Daha da önemlisi, böcekler sadece bir kez uçma kabiliyetini geliştirdi ve ardından gelen tüm uçan böcekler o tek prototipten gelişti.

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE