Kanal İstanbul Projesi yapılmalı mıdır?
NAN
NAN
NAN
Oy kullandığınız için teşekkürler.
Kanal İstanbul Projesi yapılmalı mıdır?
Toplam 0 Oy Kullanıldı
Cumartesi, 29 Şubat 2020
|
İstanbul
|
chevron_left chevron_right
Bilim&Teknoloji

Paralel Evren gerçekten var mıdır?

Başka bir dünyada sizin benzeriniz olan, sizden farklı kararlar veren, sizin yaptığınız seçimlerden farklı seçimler yapan bir kopyanız olsa ne derdiniz? Kulağınıza imkansız gibi mi geliyor? Bir zamanlar kara deliklerin var olması da imkansızdı oysa ki..

20 Toplam Gösterim
Paralel Evren gerçekten var mıdır?

Paralel Evren terimi; günlük yaşamda, filmlerde ve bilimsel hayatta sıklıkla duyduğumuz terimlerden biridir. Greene’e göre Paralel Evren ise "İçinde akla gelebilecek her şeyin bulunduğu bütünlük."

Peki gerçekten Paralel evrenler bulunuyor mu? Kimilerine göre bir hayal ürünü kimilerine göre gerçekten farklı bir boyutta bizim dünyamıza benzer bir dünya bulunuyor ve oldukça gerçek.

Ancak ne var ki Paralel Evrenlere ait herhangi bir olgu bulunmuyor. Yine de bazı bilimsel temellere dayandırılarak Paralel Evrenler'in varlığı, düşünsel gözlemler olarak mevcut.

Paralel evrenler, çoklu evren olarak adlandırılan, birbirinden farklı gözlemlenebilir evrenlerin hipotezsel toplamları olarak tanımlanıyor. Bu tanımdan yola çıkarak kendi evrenimizin bu çoklu evrenlerin yalnızca bir parçası olduğu yorumu pekala yapılabilir.

1970’lerde ortaya atılan Modal Realizm, Paralel Evrenler konusunda ilk felsefi yorum olarak karşımıza çıkıyor. Bu düşünce çoklu evreni meydana getiren evrenler birbirleri ile bağlantılıdır sonucunu da vermektedir.

Dolayısıyla birbirinden ayrı olmayan Fizik ve Matematik kurallarına sahip olan bir sistemin tek bir parçasıdır. Spektrumun diğer tarafında bulunan ve birbirlerinden tamamen farklı olan bütün muhtemel dünyalar aynı anda eşit bir gerçeklik düzeyinde var olduğu savunulabilir. Modal Realizm, bu sebeple felsefi temellerle paralel evrenleri anlamamıza olanak sağlar.

Albert Einstein’in Genel Görelilik Kuramı'na göre evren sürekli genişliyor ve Paralel Evrenler'in varlığına dair kesin bilgiler yok. Sahip olduğumuz evrenimiz gibi neden farklı evrenlerin varlığı mevcut olmasın ki?

Çoklu evrenleri çift yarık düzeneği ile daha kolay anlayabiliriz. İki farklı düzenek Çift Yarık düzeneği olduğunu düşünelim ve bir de gözlemcimiz olsun. Bu düzeneklerden birinden geçen elektronların hangi delikten geçtiği net olarak gözlemlenebiliyor olsun. Bir diğer düzenekte ise bu ayrımın farkına varamıyor olalım. Dolayısıyla ikinci düzenekte bir girişim desenine rastlayamayız. Elektronun nerede olduğuna baktığımızda dalga fonksiyonları çökmez lakin evren bölünür -bu bölünmeye gözlemcide dahildir-. Bu üst üste binme durumu çoklu evrenlerdir.

ÇOKLU EVREN TEORİLERİNDEN BİRİ DE QUANTUM FLUCTUANTİON

Çoklu evrenlerin var olduğuna zemin sağlayan bir başka teori de, Quantum Fluctuantion yani Kuantum Dalgalanmalardır. Kuantum Dalgalanma, ünlü bilim insanı Heisenberg’in bir parçacığın momentumu ve konumu tam doğrulukla ölçülemez ilkesi (Belirsizlik İlkesi) dahilinde enerji miktarındaki geçici değişimdir.

Buna bağlı olarak somut bir örnek verecek olursak bir kütüphanede olduğunuzu hayal edin. Bu kütüphane boyutunda dalgalanmalar söz konusu olacaktır. Dolayısıyla aynı zamanda bir galaksi boyutunda dalgalanmalar söz konusu olacaktır. Buna bağlı çoklu evrenlerde bulunduğunuz kütüphanenin, sizin, gözleyebildiğiniz en ufak maddelerin bir kopyası olmak zorundadır.

Çoklu evrenlerin varlığına dair yorum yapabilmemizi sağlayan teoriler de var. Bunlardan ilki Sicim Teorisi diğeri ise Sicim Teorisinin benzeri olan M-Teori’dir. İlk olarak Sicim Teorisi’nden bahsedelim:

Sicim teorisi ‘her şeyin teorisi’ olmaya aday olan teorilerdendir. Bu teoriye göre evren noktalardan değil nokta benzeri titreşen sicimlerden oluşmuştur. Her bir titreşim bir elektrona karşılık gelir. Sicim teorisine göre evren 4 değil, 10 uzay 1 zaman boyutu olmak üzere 11 boyutludur.

Witten’in fikir babası olduğu ‘her şeyin teorisi’ olmaya aday ikinci bir teori olan M-Teori, Sicim teorisine çok benzer. Sicim teorisinde sicim olan nokta benzeri parçacıklar, burada titreşen zarlar yerini alır.

Bu teoriler (Sicim Teorisi de M-Teori de henüz gözlemsel kanıtlara sahip değildir, sadece matematiksel temellere dayanırlar) bilim insanları tarafından Büyük Patlamayı ve tekilliği açıklar nitelikte görüldü. Yani, iki sicim veya iki zarın çarpışması sonucu büyük patlamanın gerçekleşmiş olabileceği ortaya atıldı. Bu teorilerin çoklu evrenlerle olan bağlantısına gelecek olursak; farklı yerlerde farklı iki sicim veya zarlar çarpıştı ve yeni evrenler oluştu diyebiliriz.

Paralel Evren Türleri

Paralel evrenler, dört sınıf altında incelenmektedir.

1.Tür Paralel Evren: Tegmark’ın çok uzaklardaki Hubble hacimleridir şeklinde tanımladığı paralel evren türüdür. Bu çok uzak evrende kopyalarımız yaşar. Bizim seçimlerimizden farklı seçimler yapar, bizim aldığımız kararlardan farklı kararlar alırlar. Bizim evrenimizde olabilecek her şey bu tür evrenlerde çoktan yaşanmıştır

2.Tür Paralel Evren: Metaevrende bulunan baloncuk evrenlerin herhangi birinde biz ister istemez hayat buluruz. Yaşama uygun olmayan baloncuk evrenlerde ise yaşam formları bulunmaz.

3.Tür Paralel Evren: Everett tarzı kuantum fiziğinde bulunan paralel evrenler bu tür evrenlerdir.

4.Tür Paralel Evrenler: Tegmark tarafından sınıflandırılmıştır. Bu tür paralel evrenlerdeki fizik yasaları diğer tüm evrenlerden tamamıyla farklıdır.

Yazımızda sunduğumuz paralel evrenler, henüz teorik olarak incelenmekte ancak yukarıda bahsettiğimiz Sicim Teorisi, M-Teori, Görelilik Kuramı; paralel evrenlerin varlığına matematiksel kanıtlar sunmaktadır.

Belki bir gün, farklı bir evrendeki aynımızdan bir sinyal alırız kim bilir?

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE